bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Aile İçi İletişim-2

Aile İçi İletişim-2

   Bir önceki yazıda aile içi iletişimde sıklıkla karşılaşılan iletişim hatalarından bahsedilmişti. Bu yazı da sağlıklı bir iletişim için neler yapılabileceğinden bahsedilecektir.

   Aile; bireyin kendisiyle ilgili ilk fikirlerini oluşturmaya başladığı, davranışlarından düşünme tarzına, duygularını düşüncelerini ifade etmeyi ilk öğrendiği toplumsal yapıdır. Bu yapı içerisinde iletişim ne kadar sağlıklıysa, birey için o kadar geliştirici, toplum için de o kadar yararlı olacaktır. Bu faydayı domino taşları gibi düşünürsek; yıkılmakta olan taşlardan birini aradan çıkarırsak taşlar yıkılmaya devam etmez. Yıkılan taşlar çıkan taşın yerine geldiğinde devirebilecekleri bir taş bulamaz, böylelikle yıkım durur. Yalnız hangi taşın aradan çekileceği öncelikle ebeveynlere, daha sonra bireylerin hayatına girecek öğretmen, doktor, akranlar vb. tüm bireylere bağlıdır. Özetle bizden bir sonraki neslin iletişimi bugün bizim iletişimimizi düzeltmemize bağlıdır. 

   Sağlıklı iletişim; empati, yapıcı eleştiri, duygu ve düşünceleri ifade etme şekli, şiddetsiz iletişim, çatışma çözme becerileri gibi birçok beceriyi kapsamaktadır. Peki, çok fazla beceri gerektiren sağlıklı iletişim nasıl kurulur? 

   1. Suçlamak yerine, ben dili kullanmak,

  • Sürekli eve geç geliyorsun
  • Seninle vakit geçirmek istiyorum, bu konu da ne yapabiliriz?

   2. Kabul edilmeyen(ebeveyn tarafından) davranışlarla yüzleşme; çocukluk veya ergenlik döneminde bir bireyin yapmasını istemediğimiz davranışları istememe sebebimiz ne? Eğer istenmeme sebebini bulursak bunu yansıtmakta zorluk yaşamayız.

  • Sürekli odandasın
  • Odanda oturmayı sevdiğini biliyorum ama seni özlüyorum.

   3. Etkin dinlemeyi uygulama; bireyi yargılamadan, dikkatinizi anlattığı konuya vererek dinlemeyi içerir. Ancak bu dinlemenin sonunda bireyler sizden öğüt almak istemeyebilir. Burada önemli olan size anlatmak istediği konuyu anlamanız ve çocuğunuza anladığınızı yansıtmanızdır.

  • Bugün öğretmenin sana aferin dediği için mutlu olmuşsun, seni mutlu görmek beni de mutlu hissettiriyor.

   4. Çatışma çözme becerilerini geliştirme; çatışmalar her ailede olan, aslında bakılırsa olması gereken bir durumdur. Aile de bir çeşit sistemdir ve her yeni bilgi de kendisini yenilemeli güncellemelidir. Ancak çatışmayı nasıl çözdüğümüz çocuklar için önem arz etmektedir. Karşılıklı saygıya, üsluba, davranışlara ve ben dili kullanmaya önem verilmesi gerekmektedir. Bu konu uzun ve önemli olduğu için ayrı bir yazı da yeniden ele alınacaktır.

   5. Yoğun olarak hissedilen duyguyu ve eşlik eden duyguyu ayırt etme; yaşanılan birçok durumda birden fazla duygu hissedebilir, bir dakika içinde aklımızdan binlerce düşünce geçebilmektedir. Bunun bilincinde olarak iletişim kurarken asıl duyguya yoğunlaşmak ve bunu paylaşarak çözüm bulmak önemlidir. Örneğin pazardayken annesinin elini bırakan bir çocuğun 10 dakika boyunca kayıp olduğunu düşünelim. Ebeveynin aklından birçok düşünce geçmekte, hatta çoğu felaket senaryoları olabilmektedir. Peki, burada yer alan duygu nedir? Korku. Korkuya eşlik eden bazen üzüntü, bazen öfke olabilmekte veya her ikisi de eşlik edebilmektedir. Çocuk bulunduğunda asıl hissedilen duygu olan korkuyu ben dili kullanarak ifade ettiğinizde çocuk suçlanmamış, kendi korkusu yok sayılmamış, aksine bundan sonrası için davranışının sonucunda ne olabileceğini öğrenmiş olur. 

  • Seni yanımda göremeyince çok korktum, senin için endişelendim. 

   Hayat stresi ya da gün içerisinde yaşadığınız olumsuzluklar sabrınızı azaltıyor olabilir, yarına yetiştirmeniz gereken birçok işiniz de olabilir. Herkesin hayat akışı birbirinden farklı ancak o stresi en azından bir süre bile olsa bir kenar bırakıp çocuğunuzla konuşacağınız 10-20 dakika çocuğa kendisini değerli hissettirecek, ben önemliyim mesajını çocuğa verecek ve anlattıklarını dinlemeniz özgüvenine, özsaygısına olumlu yönde etki edecek, ileride kendi çocuklarına bugün sizden öğrendiği, gözlemlediği gibi davranacaktır.

   Unutmayın yarınlarımızı bugünler şekillendirmektedir.