bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Masumlar Apartmanı, Bir Başkadır ve Kırmızı Oda Gibi Diziler Zararlı Mı?

Masumlar Apartmanı, Bir Başkadır ve Kırmızı Oda Gibi Diziler Zararlı Mı?

Psikoloji her zaman insanların dikkatini çekmiştir. Çünkü insanın kendi hakkında fikir edinmesi, kendini daha iyi anlaması ve anlamlandırması hem keyifli hem de gizemli bir olaydır. O yüzden film ve dizi sektörü son zamanlarda ortaya psikolojik tahliller ve davranış bozukluklarının yer aldığı yapıtlar koyarak reytinglerini zirveye taşımaktadır. Bu durum sinema sektörü için son derece iyi bir durum olsa da izleyici için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Çünkü bu diziler, gerçekte ki psikolojik danışma süreçlerini ve davranış bozukluklarını doğru bir şekilde yansıtmıyor. Yine de izleyici, psikolojik danışma sürecini ve davranış bozukluklarını dizilerde gördüğü gibi zannederek farklı beklentiler ile ruh sağlığı uzmanlarına başvuruyor (sadece www.bibilenden.com üzerinden bu dizilerin etkisinde kalarak psikolojik destek talebinde bulunan kullanıcı sayısı 247’dir). Bu durumu kötü kılan ise; izleyicinin kendisini dizi aktörü ile bağdaştırarak ruhsal bozukluğa sahip olduğunu düşünmesi, gerçek benliğinden uzaklaşması ve içerisinde bulunduğu dünyayı yanlış yorumlamasıdır.

Bu dizileri 10-20 yaş aralığındaki çocuk ve ergenlerinde izlediğini işin içine katacak olursak; durumun vahimliği iyice artıyor. Bu durumu size şöyle açıklayacağım;

‘’Bir birey ergenlik dönemindeyken ‘kimlik arayışı’ içerisindedir. Ve kendisini bağdaştırdığı büyükleri ile ünlüleri kendisine rol model alarak (Deniz Gezmiş’i rol model alan bir bireyin parka giymesi ya da İçeride dizisindeki Sarp karakteri ile birlikte birçok bireyin saçını 3 numaraya vurması gibi) taklit etmektedir. Şu an bahsi geçen dizilerde ki aktörler davranış bozukluğuna sahip karakterleri canlandırdıkları için çocukların bu dizi karakterlerini rol model almaları sakıncalı bir durumdur. Çocuğunuz, dizilerdeki ünlüleri değil ‘dizi karakterlerini’ taklit etmeye daha meyillidir. Zaten bunu Kurtlar Vadisi dizisindeki Çakır’ın ölümünden sonra gerçekte cenaze namazı kılınması olayına bakarak anlayabilirsiniz. Çocuğunuzun 10-20 yaşındayken, kendisinin bir davranış bozukluğuna sahip olduğunu düşünmesi; ileride bu davranış bozukluğuna ait (dizilerden öğrendiği kadarıyla) hareketler sergilemesine sebep olabilir’’

Bu dizilere karşı Psikiyatr, Psikolojik Danışman ve Psikologlardan bu kadar çok tepki gelmesinin ana sebeplerinden birisi de budur.

Dizilerin zararlı ve riskli yanlarından bahsettik. Gelin şimdi de iyi yanlarından bahsedelim.

Bu dizilerin izleyiciye en büyük katkısı; izleyiciyi psikoloji biliminin ve psikolojik danışmanın varlığından haberdar etmeleridir. Sonuçta psikoloji bilimi bu dizilerle birlikte var olmadı, aslında 1876 yılında William Wundt’un ön ayak olması ile birlikte ortaya çıktı.

Gelelim bu dizilerin bir diğer olumlu etkisine; izleyiciler, toplumsal normlarımızdan dolayı psikolojik destek alma konusunda bazı olumsuz önyargılara sahipti. Ancak bu diziler, izleyicinin bu önyargısını büyük oranda yıkarak; ihtiyacı olan izleyicinin çekinmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurmasına ön ayak oldu.

Ayrıca bu diziler izleyicilerde psikoloji bilimi hakkında merak uyandırarak araştırmaya ve öğrenmeye teşvik etti.

 

Son olarak şunu belirtmek istiyoruz ki; Hayatımız çok boyutlu bir yapıdadır. O yüzden yaşantımıza ve kendimize tek bir açıdan baktığımızda kendimizi tam olarak anlamamız, problemlerin ve çözümlerin farkına varmamız mümkün değildir. Psikolojik danışma süreçleri sizin, kendinize farklı bir açıdan bakabileceğiniz bir penceredir. 

 

PSİKOLOJİK DESTEK ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

PSİKOLOJİK DESTEK İLE İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİLENLER İÇİN TIKLAYINIZ.

DEPRESYON SEVİYENİZİ ÖLÇMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

PSİKOLOJİK SAĞLAMLIĞINIZI ÖLÇMEK İÇİN TIKLAYINIZ.