bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Ruh Sağlığınız İçin Olumlu Etki Yaratacak 7 Öneri

Ruh Sağlığınız İçin Olumlu Etki Yaratacak 7 Öneri

Size düzenli spor yapın, düzenli uyuyun ya da beslenme düzeninize dikkat edin demeyeceğim. Evet, bunlar ruh sağlığımızı etkileyen fiziki olaylardır. Ancak ruh sağlığımızın temelini etkileyen bir durum daha vardır ki o da; düşünce şeklimiz ve bakış açımızdır. Gelin ruh sağlığımızı olumlu etkileyecek düşünce şekillerine birlikte göz atalım.

 

  • Düşüncelerinizi ve Hislerinizi Yaşayın

Düşünülmüş ama eyleme dökülmemiş fikirler ve dile getirilmemiş hisler; yarım kalmıştır. Bir fikir somutlaştığında ve bir his dile getirildiğinde tamamlanır. Buradaki bahsettiğimiz durum eylemimizin ve hislerimizin başarılı ya da doğru olması değil, fikirlerimizin ve hislerimizin iç dünyamıza ağırlık yapmaması için dış dünyaya yansıtılmasıdır.

 

  • Unutma; Tek Etken Sen Değilsin

Hayatımızın akışında içsel etkenler olduğu gibi dışsal etkenlerde önemli rol oynamaktadır. Asıl mesele bazı dış etkenleri kontrol edemeyeceğimizi ve bu etkenlerin beklenmedik anda gerçekleşebileceğini kabul etmektir (Örn. Sınava hazırlanan Ali’nin pandemi ile karşı karşıya kalması; pandemiden dolayı Ali’nin kaygı seviyesinde bir artış söz konusudur. Ancak bu durumu ne kadar çabuk kabullenir ise yoluna o kadar çabuk devam edebilecektir. Çünkü ne pandemi Ali’den kaynaklıdır ne Ali pandemiyi ortadan kaldırabilir).

 

  • Duygular Yok Olmazlar. O Yüzden Onları Tüketin

Hayatın yapısı olarak bazen üzülür bazen güler bazen ise kızarız. Ancak gerek ortamın uygun olmayışı gerek kişisel özelliklerimiz sebebiyle bu duygularımızı o an yansıtmaz ve içimize atarız. Biraz zaman geçtiğinde ise o anki kızgınlığımızı, üzüntümüzü ve mutluluğumuzu unuturuz ama bu duygularımız bizleri unutmaz. Ve onlar gün yüzüne çıkmayı beklerken biz onları ruhumuzun sırtında taşırız. Ruhumuzu bu yükten kurtarmak için duygularımızı yaşayarak tüketmeliyiz (Örn. Toplantıda iş arkadaşının kendini küçümsemesine sinirlenen Ayça, o an patronları da toplantıda olduğu için sessiz kalmış ve tepki vermemiştir. Ancak iş çıkışı spor salonuna gidip kum torbası üzerinde bağırarak çalışma yapmıştır). Kural basit; kızgın isen bağır, üzgün isen ağla ve mutlu isen gül!

 

  • Dur! Bir Mola Ver

Hayat sürekli akıyor ve bizlerde hayatın içerisinde olduğumuz müddetçe onunla birlikte akmaya devam ediyoruz. Ancak bazen durup yaşadıklarımıza, yaptıklarımıza ve hissettiklerimize bir göz atmamız gerekir. Bu sayede olumlu ve olumsuz yanlarımızı görebilir, kendimizi daha iyi anlayabiliriz. Unutmayın siz kendinizi anlamazsanız; kimseye anlatamazsınız.

 

  • Yeniliklere Açık Olun

Daha önce hiç yapmadığınız aktiviteleri, daha önce yemediğiniz yemekleri ve daha önce okumadığınız kitapları okuyun. Böylece bakış açınız genişleyecek; problemleri daha net tespit edebilecek ve çözümleri daha rahat görebileceksiniz. Eğer bu kalıpları yıkmakta zorluk çekiyorsanız sizi şu manidar söz ile baş başa bırakıyorum: İnsan, bilmediğine düşmandır. Denemeden bilemezsin, denemezsen hiç bilemeyeceksin.

 

  • İnsanları Olduğu Gibi Kabul Et

İnsanları, olduğu gibi kabul et. İnsanlar bir radyo değildir, eline bir vida alıp geliştiremezsin. Bir tuşa basıp onları konuşturamazsın ya da onları istediğin zaman kapatıp istediğin zaman açamazsın. Kendini olduğun gibi kabul edebilmen için önce insanları olduğu gibi kabul etmelisin. Çünkü sen de insansın.

 

  • Kendini Başkaları İle Kıyaslama

Kendimizi başkaları ile kıyaslamak; bize aşırı başarısız ya da gereğinden fazla başarılı hissettirebilir. Sonuç itibari ile kendimizi gerçekte olmadığımız bir yerde görmemize sebep olur. Bunu yapmak hem bizi yanıltır hem de gelişimimizi olumsuz etkiler. Siz hiç kendisini bir balıkla kıyaslayan kartal gördünüz mü? Ya da taşın kendisini, su gibi her şekle giremediği için başarısız hissettiğini duydunuz mu? Her canlı ve hatta her madde kendi doğasında yetenek ve potansiyeller ile donatılmıştır. Buradaki önemli nokta o potansiyel ve yetenekleri tespit edebilmektedir.