bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Yardım Alın

Yardım Alın

Yardım Alın 

            Hepimiz hayatımızın herhangi bir döneminde ciddi ya da hafif bir hastalık geçirmişizdir. Grip, nezle, kanser, şeker, tansiyon, romatizma ve daha bir çok rahatsızlık. Bir yerimiz ağrıdığında, yapılan kan testi ya da tomografi sonucunda olumsuz bir durum çıktığında yaptığımız şey gidip o alandaki uzman bir doktora başvurmak olur ve sonrasında gerekli tedavileri görmeye başlarız. Çoğunlukla kanser ya da zatürre gibi ciddi bir rahatsızlığı olan kimseler ‘dur ya sonra tedavi oluruz, acelesi yok, hasta mıyım ben’ gibi cümleler kurmaz. İstisnalar hariç herkes tedavisi için çabalar.

            Peki, bu rahatsızlıklara başkalarını ekleyelim; depresyon, anksiyete bozukluğu, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu… Bu olumsuz durumlar da diğerleri gibi herhangi bir insanın başına gelebilecek durumlardır. Ancak böyle bir rahatsızlığımız olduğunda pek de yardım almaya gönüllü olmuyoruz. ‘Deli miyim ben, benim bir şeyim yok, o ilaçlar beni kötü ediyor kullanmayacağım, büyüyünce geçer’ gibi cümleleri sık sık duymaktayız. 

            Maalesef insanların bir kısmı psikolojik rahatsızlıklar karşısında tepkili,  kabul etmeme ve yardım almama tutumu göstermektedir. Bazıları da tam tersi gidip yardım almakta bir sorun görmemektedir. Bu durumu nasıl açıklarız? Öncelikle psikolojik yardım alma tutumu denilen bir kavramı açıklayalım: ‘Psikolojik yardım alma tutumu, kişinin karşılaştığı zorluklar doğrultusunda ruh sağlığını tehlikede olduğunu hissettiği zaman tekrar dengeli ruh sağlığına kavuşabilmesi için profesyonel bir kaynaktan yardım almaya dönük davranışsal, duyuşsal ve bilişsel eğilimi olarak tanımlanmıştır.’ Yani psikolojik yardım alma tutumuna sahip bir insan kendi ruh sağlığını tehlikede gördüğü zaman çoğunlukla gidip bu konuyla ilgili yardım alır. İstenen de önerilen de budur. 

            Psikolojik yardım alma sürecini biraz daha açıklayacak olursak birey önce bir problemi olduğunu fark eder, var olan belirtileri için destek almaya ihtiyacı olduğunu ifade eder. Sonrasında kimden, nerden yardım alabileceğini keşfeder ve gidip yardım alır. Süreç gayet basit gözüküyor ancak bu durum her zaman da böyle olmuyor. Her birey yardıma ulaşamıyor ya da yardım bireye ulaşamıyor ve ortaya intihar oranlarının artması, cinayetlerin artması, psikolojik rahatsızlıkların ciddileşmesi, okul başarısızlığının süreğen hale gelmesi gibi sonuçlar ortaya çıkıyor. Umarım kimse bu sonuçlardan memnun değildir.

            Toparlayacak olursak, bir insan bir psikolojik rahatsızlığa sahip olduğunda neden yardım almaz? Bu süreci baltalayan şeylerden biri sosyal damgalanma denilen durumdur yani ‘deli misin’ sorusu. Geçenlerde bir tweet okumuştum, kaynağını hatırlamıyorum af dileyerek yazıyorum; ‘bir insan kanser olduğunda kabul ve destek görüyor ancak şizofren olduğunda aynı desteği ve kabulü göremiyor’ içeriğine sahipti. Gerçekten de öyle. Şunu insanlara duyurmak gerekiyor, psikolojik rahatsızlıklar da diğer tıbbi rahatsızlıklar gibi her insanın başına gelebilecek doğal bir durumdur. Delilikle, manyaklıkla alakası yoktur. 

            Bir diğer durum ise erkekler kadınlara göre daha az yardım alma tutumu içindedir. Bunun nedeni tartışılabilir ancak burada diyeceğim şey bu durumların erkeği kadını yoktur ve ihtiyaç duyduğunda erkekler de ağlar. Gençlerin daha az yardım alma tutumuna sahip olduğu yönünde bulgular vardır. Aslında burada da erken tanı hayat kurtarır. Ayrıca bekarların, düşük sosyo-ekonomik düzeyine sahip bireylerin ve daha önce psikolojik yardım almamış kişilerin yardım alma tutumunun daha düşük seviyede olduğunu gözlenmiştir.

            Özetle, lütfen kendinizi iyi hissetmediğinizde, belirgin bir probleminiz olduğunu düşünüyorsanız ya da çevrenizden bu yönde bir dönüt aldıysanız yardım almayı ihmal etmeyin ve çevrenizde yardım almasının iyi olacağını düşündüğünüz kişilere de bunu önerin. Psikolojik yardım almak ayıp, günah, suç, delilik, aptallık değildir. Hem siz hem de toplum için iyi, sağlıklı ve istenen bir şeydir. Belki de bu tutumu yaygın ve kuvvetli hale getirerek intiharları, cinayetleri, istismarları ve suçları önleme adını büyük bir iş yapmış oluruz.