bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

YAŞAMI YAŞAMAK

YAŞAMI YAŞAMAK

   “Her şey kendi varoluşu içinde sürüp gitmeye çabalar”.

                                                                                                           Spinoza

   Yaşam her bireye farklı deneyimler yaşatan, acısıyla tatlısıyla göz açıp kapayana kadar geçen bir süreçtir. Her birey bu süreci kendi kimliğinde, yaşadığı kültürde, kendince deneyimler. Bu deneyimin nasıl olduğuysa tamamen özneldir. Örneğin; bir birey için dönüm noktam dediği bir olay diğeri için önemsiz bir olay olabilmektedir. Bu nedenle yaşamı yaşamak her birimiz için farklı derecede yoğun duyguları, olayları ve düşünceleri ifade etmektedir. Belki bu satırları okurken bireyler yaşamlarına olumlu veya olumsuz anlamlar yükleyecek, belki de nötr kalacak… Ancak yaşamı yaşamak her zaman birbirimizden farklı anlamlar ifade edecek. 

   Peki, yaşamı yaşamanın anlamını nasıl seçiyoruz? 

   Yaşamı yaşamanın anlamını seçerken genellikle; bireyin etkisinin sınırlı olduğu iki zaman dilimi temel alınır. Bu zaman dilimlerinden ilki geçmiş, diğeri ise gelecektir. Bu iki zaman diliminin sınırlı olmasının sebebi bireyin şu andaki etkisinin o zaman dilimleri içerisinde kısıtlı olmasıdır. Geçmiş; bireyin algılamaya başladığı ilk andan itibaren bugüne kadar geçen süreyi tanımlamaktadır. Her birey kendisini etkileyen birçok olayı, zamanı hatırlayabilir. Ancak onlara etkisi sadece şu andaki düşünceleriyle olur, bu da o olayı değiştirmez ancak şu anda nasıl hissettiğini ve o olaya bakış açısını değiştirebilir. Gelecek içinse durum daha farklıdır. Çünkü, bireyler olmamış ya da olabilme ihtimali olan olayları kurgular ve bunları da hayaller aracılığıyla yapar. Ancak geleceğe bir anda ulaşmak beklenemez. Yapılabilecek tek şey o günlere ulaşmak için bugün neler yapabileceğini planlamak ve o planı uygulamaktır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda üç zaman diliminin ortak noktasının şu an olduğu fark edilmektedir.

   O halde aslında yaşamı yaşamanın anlamını bir kum saatine benzetebiliriz. Üst kısım geçmişi; alt kısım geleceği; kum bireyin yaşadığı her bir deneyimi, her bir günü; kumların üstten aşağıya akmasını sağlayan kıvrımsa şimdiki zamanı sembolize etmektedir. Geçmişte ve gelecekte ne kadar kum olduğundan çok şimdiki zamandan ne kadar kumun aktığı önemlidir aslında. Çünkü kum saatinin düzgün çalışmasını sağlayan o kıvrımdır. Fazla geniş olsa kumlar zamanın geçişini gösteremez, dar olsa kumlar diğer bölmeye geçemez. Bu nedenle; yaşamı yaşamayı nasıl anlamlandırırsak anlamlandıralım, aslında yaşamı yaşamanın anlamını belirleyecek an; şu andır.  

   Dale Carnegie’nin bir kitabında dediği gibi: “…her gün yeni bir yaşamdır.”